medyum hakan medyum hakan

EBCED İLMİ

"Ebced ilmi"

ebced

Ebced veya Cifir ilmi menşe itibarıyla İslâm'ın öz kaynağından gelmediği gibi islâm'ın birinci sınıf ilimlerinden de değildir. Buna göre herkesin onu öğrenmesi ve uğraşması lazım olan bir şey de değildir.

Amma islâm'ın reddetmediği hususi ve sırlı ilimler den bir ilim olup müsait ve müstaid bazı zâtların hususi şekilde meşgul olmalarına izin verilmiş ve bazı alimlerin özel şekilde uğraştıkları ve onunla bazı gaybî istihraçları karine ve emarelere bina ederek bulup çıkardıkları bir ilim çeşididir.

Bu ilim esas ve menşe itibariyle islâm'dan direkt gelmediği halde Resul-i Ekrem tarafından haramiyetine hükmedilip yasak edilen bir ilim değildir. Asliye ti islâm'dan gelmemiş olmakla birlikte batıl ve merdud da değildir. Bugün islâm'ın tâdil ve tensik ettiği fiili ameli ve kavlî bir çok işler ve haller vardır ki; menşei İslamiyetten evvel var olan şeylerdir.

Örneğin: Kölelik ve cariyelik mefhumu islâm'dan önce de var olduğu halde islam dini onu tâdil edip en ehvene indirmiştir. Keza evlenmek ve sakal bırakmak gibi fiiller dahi islâm'dan evvel de mevcuttu. Fakat islam dini bunları en güzel şekle ve insanlığa yakışır bir tarza getirdi. Yazı ve harf işi dahi islâm'dan evvel vardı.

Demek herşey her mesele ve her hal bizzat islâm'ın öz kaynağından gelmiş olması şart değildir. Yeter ki cahili âdetler gibi bazı kirli ve kerih şeyler tarzında olup islamca yasaklanmış olmasın.

Faraza Ebced ve Cifir ilmi islâm'dan önce bazı yahudi ve Hristiyan âlimleri tarafından bazı şarlatanlıklarda kullanılmış olsa dahi lakin islâm'a girdikten sonra yani bu ilim islâmlaşınca başta İmam-ı Ali ve Ca'fer-i Sâdık ve Muhyiddin-i Arabî ve İmam-ı Gazalî ve Beyazıd-ı Bistamî gibi islam büyükleri onu çok hayırlı ve menfaatlı işlerde istimal ettiler ve onu hakiki gaye ve hedefine yönlendirerek nurlandırdılar.

Hem Ebced ve Cifir islâm'a girdikten sonra da bazı nâ-ehillerce su-i isti'mal edilip asıl mecrasından saptırılmış da olabilir. Amma bu onun asliyetine ve hayırlı cihetine bir zararı olmaz. Çünki her meslekte nâ-ehillerin karışması ile onun bazı taraflarını şer ve dün işlerde isti'mal etmiş olabilirler. Fakat hiç bir zaman o gibi su-i isti'mal fiilleri noktasından o mesleğin veya o ilmin esas kıymetine ve hayırlı kaidelerin e bakılmaz ve bakılmaması lazımdır.

Bununla beraber Cifir ve Ebced ilmine bazı islam âlimleri tarafından itiraz edilmiş ve hatta yasaklanmış ta olabilir. Hatta bazıları yanlış olarak: "Onunla uğraşmak haramdır" demiş de olabilirler. Ama bu meselede islam alimlerinin cumhuru ne demişler onu bilmek lazımdır. Evet cumhur-u ulemanın fikri Cifır ilmi hakkında müsbet olduğu ilerde ispatlanacaktır.

Çeşitli meşrep ve meslek sahibleri olan islam âlimleri adeta her şeye her meseleye itiraz edebilmişler. Hatta İmam-ı A'zam'a ve İmam-ı Şafiî'ye bile bazı hususlarda haksız olarak ağır ittihamlarla itiraz eden alimler de bulunmuş. Lakin sonra cumhur-u ulemaca tebeyyün etmiş ki; o gibi mu'terizlerin itirazları meseleyi ve gerçeği hali bilmemelerinden ve kavrayamamalarından ileri gelmiş bir su-i zandan ibaret olduğu anlaşılmıştır.

Her mes'elede ve her ilim de mutlaka ihtisas meleke ve rüsûh lazımdır. Bir kimse ihtisası dışındaki bir meseleye itiraz etse de gabavetinin neticesi olur. Eğer birisi yani bir alim: "Ben islâm'ın bütün ilim dallarını en iyi şekilde biliyorum!" deyip dava etse herhalde cehaletini ilân etmiş olur. O halde herkes mütehassıs olduğu ilminden konuşabilir. Yani haddini bilip aşmaması lazımdır.

Cifir ilmi, Ebced ilmi